Nöbetçi Eczaneler

Başkandan

Odamız

Nöbetçi Eczaneler

Duyurular

ODA BAŞKANIMIZ UZM. ECZ. DEVRİM BALI' NIN GENEL KURUL KONUŞMASI

Değerli meslektaşlarım, yeni binamızda, siz meslektaşlarımıza yakışır, yeni, nezih, ulaşılabilir yeni ODAMIZDA, bu kürsüden sizlere merhaba diyebilmenin mutluluğunu yaşıyorum.

 Meslekgündemimiz son zamanlarda en az ülke gündemi kadar hızlı birşekilde değişiyor. 

Geçen hafta aldığım, sizlerle paylaşmak istediğim konulara ait notlar bu hafta gündemimizde alt sıralara indi bile. 

 Ülkenin her kesiminin olduğu gibi bizimde ilk sıraya koyduğumuz sıkıntımız tabiki ; ekonomi. 

 Ekonomik daralma ilaç eczacılık sektöründe kendini sert şekilde hissettirmeye başladı.

Kısalan vadeler,

Geri çekilen MF ler,

Eczane dışına çıkarılmaya çalışılan ürünler hızla karşımıza geldi. 

 Yıllarca belli bir düzende çalışılan depolar, bu ay gelip vadeleri kıstıklarını, geçmişe dönük ödemeleri bile öne aldıklarını ilan ettiler. Ama bunu yaparken Eczacıya hoş görünme işinide elden bırakmadılar; size vade yapacağız yumuşak geçiş yapacağız yada teğet geçireceğiz diye karşımıza geldiler. Ama yaptıkları vadelere koydukları yüksek faizlerle yine eczacının geleceğinden çaldılar.

Depoları bugüne getiren, sırtında taşıyan eczacı, en ufak sallantıda yine sırtından hançerlenmiş oldu.

Bu kötü tabloyla karşılaşmamızın en büyük sebebi geçmişten kalma yanlış yönetimler ve yeterince sahiplenilmemişliğin sonucu kaybettiğimiz kooperatifimiz.

Bu daha başlangıç maalesef.Kooperatifimiz, yani sigortamız, dayanağımız olmadığı sürece özel depoların fırsatçı girişimleriyle daha çok karşılaşacağız.

 Ekonomik daralma bununla kaldımı, tabiki hayır.

Daha sonra ilaç firmaları sahne aldı.

Vadeler kısıldı,

İskontolar geri çekildi. 

 Hatta bazı dünya devleri; 40 yıldır eczacının değer kattığı, para yatırdığı, emek verdiği, eczacının bugünlere getirdiği bir ürünü eczane dışında satacağını söyledi ve bunun bizim yararımıza olduğunu aklımızla alay edercesine, küstahça, gözümüze baka baka anlatmaya çalıştı.

 Eğer bu ülkede bazı ürünler anneler, tüketiciler tarafından güvenilir ve aranır pozisyonda ise, bu eczacının emeğinin alınterinin yaptığı yatırımın sonucudur.

 Gündemimizin sonunda dilek-öneriler kısmında bu konudan daha detaylı bir şekilde bahsedeceğim.

 

Değerli meslektaşlarım

 Ben meslekte 10. oda yöneticiliğinde 7. Yılımı dolduruyorum bugün.

10 yıl önce 12 adet eczacılık fakültesi vardı ve belli bir dengeyle mezun verip sistem devam ediyordu.

Şuanda 35 adet aktif öğrencisi olan, 15 tanede altyapısını tamamlayıp öğrenci almayı bekleyen fakülte var. 

35 fakülte 2 bin küsur mezun veriyor.

50 fakülte yılda 3 bin üzerinde mezun verecek.

Plansız açılan bu fakültelere doktorasını henüz bitirmiş meslektaşlarımız anabilimdalı başkanı olarak atanıyor. Bırakın profesörü sınırlı sayıda doçent çalışıyor bu fakültelerde.

Alt yapıları yetersiz.

Labarotuvarları yetersiz.

Bilimsel yayın sayıları yok denecek düzeyde.

Hocalarımız İzmir’den bir gün Iğdır’a uçuyor, sabahtan akşama kadar bir günde bir aylık dersi anlatıp dönüyor.

 Ülkemizin bu kadar çok eczacıya ihtiyacı varmı?

Fakültelerimizin eksik altyapısı ve öğretim üyesi eksikliğinden doğan yetersiz eğitim ne derece kaliteli eczacı yetiştirebilir? 

Bu kadar fazla eczacı nerelerde istihdam edilecek?

Fakülteler açılırken Meslek örgütlerinin fikri alındımı?

Bu planlamayı kim neye göre yaptı? 

Uzun vadede eczacılar ucuz iş gücümü yapılmak istenmekte? 

Yine uzun vadede işsiz kalan eczacılar olası zincirlerde çalışmaya mahkum mu bırakılmak isteniyor? 

 Bunlar bizlerin cevabını beklediği sorular.

Tüm meslektaşlarımın aklından çıkarmaması sürekli irdelemesi bulabildiği tüm yetkililere anlatması gereken sorular. 

 Unutmayalım bu sel geldiği anda önüne kimi katarsa götürür. Bir gecede değişen kanunlar bizi nereye kadar koruyabilecek? Siyasi irade işsiz eczacılar ordusununbaskısına nereye kadar dayanabilecek?

 Bildiğiniz gibi bugün fakülteden mezun olan bir eczacı eğer eczane açmak isterse 1 yıl serbest eczanede yada devlet hastanesinde yardımcı eczacılıkyapmak zorunda. Yeni mezunların önünde duran 1 yıllık yardımcı eczacılık, Mevcut eczanelerin sırtına yüklenmiş bir kamburdur. Yeni mezun genç kardeşlerimiz yardımcı eczacılık yapabilecek eczane bulamıyor. Ellerinde diploma eczane eczane gezmeye başladılar. 

Yardımcı eczacılık devlet desteği olmadan sürdürülebilir bir iş değildir.

Daralan ekonomilerde eczacının birde fazladan yardımcı eczacı istihdam edecek gücü yok.

Dayatmayla, yönetmelikle zorlayarak bu iş nereye kadar sürdürülecek? Sürdürme şansımız yok. Yanlış planların bedeli eczacıya ödettirilemez.

Henüz geç değil. Bu hatalardan dönülebilir. Sağlık sektörü çok büyük bir kaostan, ülkemizin pırıl pırıl gençleri umutsuzluk girdabından çıkarılabilir. 

  

Değerli meslektaşlarım;

 Bir diğer önemli gündemimizde “meslek örgütleri”ile ilgili yasa teklifidir.

Ne olacak bu yasayla?

1-alternatif meslek örgütlerini kurulmasının yolu açılacak

2-üyelik zorunlu olmaktan çıkarılacak

3-ekonomik anlamda meslek örgütleri baskı altına alınacak gelirleri kesilecek

 

Değerli meslektaşlarım,

meslek örgütlerinin işi nedir?

Heryerde söylüyoruz.

Birincisi kamunun,

2.si vatandaşın,

3.sü ise üyesinin hak ve menfaatlerini korumaktır.

Sırf üyesi değil, halk için kamu için, kamu kaynaklarının korunması için çalışır meslek örgütleri. 

Üyesini 3.sıraya koyar.

Birkaç örnek vereyim;

 Oral beslenme solüsyonlarını bizler gönüllü olarak dedik ki, her eczane her ay az miktarda karşılasın hem eczaneler arası eşitlik olsun, hem suistimal varsa önüne geçelim. Her eczane 7-8 hastadan fazla veremesin bu ilaçları.

Pekine oldu sonuçta? İlk ay oral beslenme ürünlerinin tüketimi 3 de 1 e düştü. 

Korkunç bir rakam.

3de 2 si çöpe gidiyordu bu ilaçların. Yani vergilerimiz çöpe gidiyordu, benim geleceğim çöpe gidiyordu, oğlumun yarınları çöpe gidiyordu. Bunu durdurduk.

Kimse bizedayatmadan kimseyi zorlamadan kendi geliştirdiğimiz yazılımlarla ve gönüllü olarak durdurduk. Yeri geldi kendi meslektaşlarımız dava açtı. Onlara karşı da kamuyu savunduk. Dava kazandık bu sisteme sahip çıktık

2.örnek; kan hastalıklarında kullanılan ilaçlar. Bu ülke kan hastası kadın ile kan hastası erkeği evlendiren, kan hastası çocukları doğmasını sağlayan kansızları gördü. Biz bunlarıda engelledik. Kürdanla diş etleri kanatılıp bir gecede yüzbinlerce lira devlete ilaç fatura eden kansızlarıda biz durdurduk. Devleti milyarlarca tl tasarruf ettirdik ve bunların hepsini bir sağlık meslek mensubu olmanın bilinciyle, bu ülkenin evlatları olmanın bilinciyle yaptık .

Ve bu iş Manisada filizlendi.

Nükhet tartan ve ekibi filizlendirdi bunu.

Tüm ülkeye yaydılar.

Milyarlarca tl tasarruf ettiler, birçok hastanınkanının toprağa akmasını engellediler. Kendilerine çok teşekkür ederiz. O çocuklar adına, tüm ülke adına,  geleceğimize artı değer kattıkları, sorumlu birer eczacı nasıl olunur gösterdikleri için teşekkür ederiz. 

 Halka doğru ilaç kullanmayı öğretiyoruz. En basiti 2 ay çalıştı arkadaşlar 100 küsür hasta üzerine Manisada denendi ve bir astım ilacında yüzde 40 tasarruf sağladılar. Ceplerinemi girdi bu para, birileri onlaraplaketmi verdi? Teşekkürmü etti, hayır. 

Sorumluluk duydukları için yaptılar. Mesleğe ülkelerine karşı kendilerini sorumlu hissettikleri için yaptılar. Eczacı olmanın verdiği ağırlığı omuzlarında taşıdıkları için yaptılar. 

Akhisardan 2 meslektaşımız kalktı 52 okul gezdi. Eczanelerini haftada 2 gün bıraktılar, çocuklara akılcı ilacı, doğru ilacı anlattılar.Hala bahsi geçtiğinde yetkililer duyunca gözleri çakmak taşı gibi açılıyor. Bizbuna cesaret edemezdik diyor. Para içinmi teşekkür için mi? Neden yaptılar bunu? Sorumluluk duyguları için vatana ve mesleğine borcunu ödemek için yaptılar. 

 Gazete çıkarıyoruz. Şimdilik 1500 noktaya dağıtıyoruz. 5000 lere çıkaracağız ilerde.

Ücretsiz.

Halka yönelik hazırlıyoruz. Halkın anlaya cağı dilden hazırlıyoruz. Halka doğru bilgininkaynağının biz olduğunu anlatmak için. Aktarlara gidip zehirlenmesinler, internetten kaçak göçekilaçları takviyeleri alıp canlarından sağlıklarından olmasın diye yapıyoruz.

Teşekkür mü bekliyoruz. Hayır tabi ki de...

500 eczanenin, kamu eczacılarımız derdini kendi derdimiz sayıp gecegündüz ilgileniyoruz.

Atık pilleri plastik kapakları toplayıp engellilere umut oluyoruz. Doğayı koruyoruz. Teşekkür içinmi plaket içinmi?

Diğer akademik odalar neler yapıyor? Her yerde anlatıyorum. Bir kez daha anlatacağım

 

Adil yargılanmayı, adaleti, savunma hakkını savunuyor baro

Ücretsiz eşit ulaşılabilir sağlık hizmetini savunuyor tabip odası, eczacı odası, sağlığın ticareti olmaz diyor.

Ormanların talanına, kentlerin rantlanmasına dur diyor mimar mühendisler, şehir plancıları, ormanlar halkındır diyor, sahiller halkındır diyor.

Yırca’da zeytin ağaçlarına siper ediyor kendini, somada kömür karasına bürünüyor mühendisler.

Baro adliye önlerinde sürükleniyor. Adil yargılanma hakkı için. Adalet yerini bulsun diye hapislere atılıyor. 

Hepimiz için tüm ülke için.

Bunlar içinmi kapatmaya etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz bizi?

Bunlar için mi değersizleştirmeye işimizi yapamaz hale getirmeye çalışıyorsunuz bizi? 

 Meslek örgütlerinin görevini söyledim. Üzerimizdeki tek gömlek ak ve pak olarak meslek örgütü gömleğidir. Meslek örgütünün kapıları siyasete sonuna kadar kapalıdır. Eczacı odası siyaset kurumu değildir. Siyaset yapmak isteyen gider, tekrar gelmek isterse gömleğini giyer gelir. Asla o meslek örgütüne leke sürdürmeyiz. Bu kürsüleri siyasete alet etmeyiz. Ülkede eden var mı, bu gömleğe leke süren var mı tabiki var. Onları temizleyelim. Onların üstünden bu gömleği çıkaralım.

Kamuya millete bu kadar katkısı olan, ülkenin gelişmesinde en önde koşması gereken, ülkenin A takımı, lokomotifi olan akademik odaları, akademik meslek örgütlerini destekleyelim, güçlendirelim. Bu konuda tüm vatandaşlarımıza görev düşüyor. Akademikodalar bizlerin olduğu kadar tüm ülkenin sorumluluğundadır, sahip çıkması gerekir. Bu ülke, kendi yetiştirdiği beyin takımına sahip çıkmalı.

  Değerli meslektaşlarım

 Önümüzde ilaç dışındaki en büyük gelir kaynağımız olan gıda takviyeleri ve diğer ürünlerle ilgili önemli bir dönemeç var. 

Başlarda anlattım. 40 yıldır eczacının alınteri ile emeğiyle sermayesiyle adam ettiği, güven kazandırdığı bir firma, kalkmış ürünlerini eczane dışında market raflarında da satmaya kalkıyor.

Bizleri zor bir yol bekliyor.

Sonu aydınlık, sonu umutlu bu yolun.

Bizim örgüt tarihimiz, eczacılık tarihimiz dünya devlerine diz çöktüren eylemlerle dolu. Bu eylem sürecini de anlımızın akıyla geçeceğimize dair en ufak bir endişem yok.

Kolay mı olacak?

Hayır. Zor olacak.

Firma kesenin ağzını açacak. Hamasi söylemlerle günlük kazançlarla eczacının iradesini kırmaya çalışacak. Mf teklif edecek, sodexo teklif edecek. Eczacıya geri adım attırmaya çalışacak.

Ama ben şunu biliyorum, bu eczacılar içlerinden Işık Boyacıgiller’i çıkarmış, Neşe Gülersoylar’ı çıkarmış. Tam bu iş bitti denilen yerde yeniden ayağa kalkmış, dimdik durmuş.

Burda da durucaz.

Ne kadar büyük sermaye olursa olsun, ne kadar dünya devi olursa olsun, ne kadar rekabet kuruluyla tehdit ederse etsin, hiç birine pabuç bırakmayacağız, direneceğiz.

Yolun sonu aydınlık, yolun sonu umut. 

 Bu özelde bir firma eylemi olsa da, genel olarak eczacının geleceğini elinde tutma eylemidir. Eğer burda dizimiz yere değerse, bir daha doğrulamayız. 

 Son olarak;

Birlikte söyleyecek sözümüz, yürüyecek yolumuz var.

 Saygılar...

Uzm. Ecz. Devrim BALI

Başkanın Diğer Yazıları

ODA BAŞKANIMIZ UZM. ECZ. DEVRİM BALI' NIN GENEL KURUL KONUŞMASI

Değerli meslektaşlarım, yeni binamızda, siz meslektaşlarımıza yakışır, yeni, nezih, ulaşılabilir yen...

Eczane Ekonomileri

Değerli meslektaşlarım merhaba, Yoğun geçen yorucu kış aylarının ardından Eczanelerimizde işlerimiz...

Mesleğimiz İçin Birlikteyiz

Değerli meslektaşlarım, Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde, Mersin’in Tarsus ilçesinde bir Eczane...

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Dünyada ve ülkemizde yoğun gündemli bir yılı daha geride bıraktık. Dünyada kargaşa ve iç savaşların ...

ODA BAŞKANIMIZ ECZ. DEVRİM BALI' NIN TEB BÜYÜK KONGRE KONUŞMASI

Sayın Divan, Değerli Başkan ve Merkez Heyetimiz, Denetleme Kurulu, Yüksek Haysiyet Divanı Başkan ve ...

ODA BAŞKANIMIZ ECZ. DEVRİM BALI' NIN TEŞEKKÜR YAZISI

Üyelerimizin yoğun katılımı ile 23-24 Eylül 2017 Tarihlerinde gerçekleşen Odamız olağan seçimli gene...

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

BİZE YAZIN

YUKARI