ODA BAŞKANIMIZ UZM. ECZ. DEVRİM BALI’ NIN ODAMIZ SEÇİMSİZ OLAĞAN GENEL KURUL KONUŞMASI

21 Eylül 2022 Başkandan

Saygıdeğer Protokol,

Sayın konuklar,

Değerli meslektaşlarım,

Basının değerli emekçileri,

Odamızın Seçimsiz Olağan Genel Kurulunu açıyor, genel kurulumuza katılan birliğimizin değerli başkanına, milletvekilimize, meslek örgütlerimizin başkan ve yöneticilerine, sivil toplum örgütlerinin başkan ve yöneticilerine, siyasi parti yöneticilerine, tüm dostlarımıza ve değerli üyelerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Genel Kurulumuzun eczacılık mesleğinin saygınlığına, gelecek perspektifine, bilime ve insana olan inancına yakışır, üretken ve fikirlerin yarıştığı bir genel kurul olmasını diliyorum. Birlik Başkanımız Sn.Arman ÜNEY bugün aramızda. Katılımından dolayı duyduğumuz memnuniyeti dile getirirken, kendilerine bir kez daha hoş geldiniz diyorum.

Sözlerime geçen sene olduğu gibi bu sene de pandemide yitirdiğimiz binlerce vatandaşımızı, yüzlerce sağlık emekçisini saygı ve rahmet ile anarak başlamak istiyorum.

Pandeminin en ağır koşullarında, insanların evlerinden çıkmaya korktukları anlarda, en ön safta, hastasına verdiği hizmetin niteliğine ve eczacıların “en yakın sağlık danışmanı” sıfatına yakışır şekilde bir an bile görevinin başından ayrılmayan, bu uğurda canından olan tüm meslektaşlarımı bir kez daha selamlıyor, emeklerinin ve özverilerinin karşılarında saygıyla eğiliyorum.

 

Değerli konuklar

Değerli meslektaşlarım

Hepimizin bildiği gibi önemli bir “eylemlilik süreci” yaşıyoruz. Örgütümüz bir karar aldı ve hakkımız olanı almak, duymayan kulaklara sesimizi duyurmak, görmeyen gözlere haklılığımızı göstermek için harekete geçti. Mesleğimizle ilgili birkaç konuya değindikten sonra, eylem sürecine ilişkin yol ve yöntemi, fikirlerimizide sizlerle paylaşacağım. Genel kurulumuzun ardından Birlik Başkanımız Sn.Arman ÜNEY le birlikte eylemliliği, yol yürüyüşümüzü ve atacağımız adımları konuşacağız.

 

Değerli Meslektaşlarım

Değerli Konuklar

Bizlerin bugün yaşadığı en akut sorunlardan bir tanesi, sistemsiz bir biçimde açılan, çoğunda yeterli öğretim üyesi ve altyapı olmayan eczacılık fakülteleridir. Şu anda sayıları 61  olan eczacılık fakülteleri, kalite ve altyapı açısından eczacılık alanında yeni sorunları beraberinde getirmiştir. Bugün yılda 3900 mezun verilmektedir. Tüm fakültelerin öğrenci kabul etmesi ile bu sayı yılda 5-6 binlere çıkacaktır. Evet yılda 6000 Eczacı. Sayıların daha iyi oturması için şöyle bir ilave yapmak istiyorum. Şuan ülke genelinde aktif eczane sayısı 28 bin. Kamu ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızla birlikte toplam meslektaş sayımız 48 bin. Cumhuriyet tarihinde 48 bin olan ve ülke genelinde yeterli ve kaliteli hizmet sunan bir mesleğin mensupları 6  7 yıl gibi kısa sürede 2 ye katlayacak.

Buradan sormak isteriz. Açılan eczacılık fakülteleri bir ihtiyaç doğrultusunda mı açılmıştır ve açılmaya devam etmektedir? Mezun olan eczacıların iş gücü planlaması yapılmış mıdır? 6 yıl önce 12 olan eczacılık fakülteleri hangi amaç ve gerekçe ile 58 e çıkarılmıştır? Eczacı iş gücü ucuzlatılmak, değersizleştirilmek ve sermayenin hükmü altına alınmak mı istenmektedir?

İşin vehametini birkaç örnekle anlatmak isterim.

Bu yıl 40 öğrenci alacak harran ünv. Ecz. Fakültesinin dekanı biyoloji bölümü mezunu. Fakültede 6 akademisyen var ve hiçbiri eczacı değil.

Ankara medipol ünv. Web sitesindeki kayıtlara göre 2 doçent, 14 dr.öğretim üyesinden sadece 2 si eczacılık lisans çıkışlı.

Bu yıl öğrenci alan Kocaeli ünv. Ecz.Fakültesinin 2 profesör 14 dr.öğretim üyesi var. Bu fakültede sadece 1 eczacılık lisans çıkışlı hoca var o da Dhaka Ünv. Bangladeş ten ithal getirilmiş.

Bizler mesleğin gençleşmesini ve dinamikleşmesini hep savunduk. Yeni mezun genç arkadaşlarımıza hep kucak açtık. Ancak yapılan; sistemli bir şekilde gençleri değersizleştirmek, yaptıkları işi ucuzlaştırmaktır. Bu ülkenin yeni eczacıya değil, Ar-ge merkezlerinde çalışacak donanımlı insanlara, donanımlı akademisyenlere ihtiyacı vardır. Nitelikli üniversitelere, Nitelikli labarotuvarlara ihtiyacı vardır. Başta sorduğum sorumu yineliyorum, bu mesleğin ve bir çok akademik mesleğin geleceğini karartmak hangi aklın ürünüdür? Hangi amaca hizmet etmektedir? Yapılan bu işin adı, gençlere ihanettir, geleceğimize ihanettir, bu ülkeye ihanettir. Bir AN ÖNCE bu hatadan vazgeçilmesi gerekir.

 

 

Değerli Meslektaşlarım

Değerli Konuklar

Bizim için en önemli konuların başında Kooperatifler ve kooperatif hareketi gelmektedir. Kooperatifler konusu her zaman gündemimizin başlarında yer almıştır ve her kürsü alışımızda da dile getirmişizdir.

“Muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri,  zeka ve maharetleri birleştirmektir” diyen Mustafa Kemal ATATÜRK ün haklılığı, sermaye egemen bir dünyada her gün yüzümüze çarpıyor. Yaklaşık 6 yıl önce bölgemizde ecza kooperatifçiliğin amiral gemisi diyebileceğimiz EDAK faaliyetlerine son vermek durumunda kaldı. Meslek hayatını kooperatif şemsiyesi altında sürdüren biz eczacılar için hayatın gerçekleri o günden sonra başladı. Sermayenin vicdanının olmadığını, yıllardır abi-kardeş sandığımız ilişkilerin aslında senetlerden ve çeklerden ibaret olduğunu yaşayarak gördük. Bir gecede kısaltılan vadeler, kredi batağına mahkum edilen eczaneler, eczanesini kapatan meslektaşlarımıza şahit olduk. Kooperatifin gücünü ve önemini acı deneyimlerle anladık. Bu deneyimler bizlere kooperatifin önemini, hayatımıza ve geleceğimize katkısını bir kez daha gösterdi. Bizler sizlerin verdiği gçle kooperatifimize var gücümüzle sarılıyor, örgütlü gücümüzü büyütmek için durmadan çalışıyoruz.

Kooperatifler olmazsa “hayat” olmayacağını bir an bile aklımızdan çıkarmıyoruz.

 

Değerli konuklar

İnsanlığın geçmiş 50 yıla göre 64 kat hızlı yaşadığı  söyleniyor. Evet çok hızlı yaşıyoruz. Ama biz yılda bir gün 27 haziran da zamanı durduruyoruz. 27 haziranda Türkiye de ilk ecza kooperatifini kuran, Manisa nın ve mesleğimizin gururu Neşe ablamızın mezarı başında oluyoruz. Her yıl ona sözler veriyoruz. Bu topraklarda emanetine sahip çıkacağımızı söylüyoruz. Belki bizi görüyordur. Duyuyordur. Ya da Ona verdiğimiz sözü tutmanın  rahatlığıyla biz öyle hissediyoruzdur bilmiyorum ama rahat uyusun mekanı cennet olsun.

Şimdi bizlere düşen kooperatife omuz vermektir. Güvenli bir mesleki gelecek için, sermayenin elinde mesleğimizi oyuncak etmemek için kooperatife omuz verelim. Ama sız, fakatsız destek olalım. Bize yakışan kooperatifi paçasından aşağa çekmek değil, kafayı kuma görüp görmezden gelmek değil, onu omuzlarımızda taşımaktır, yükseltmektir, daha iyiye gitsin diye mücadele etmektir.  Tüm meslektaşlarımı kooperatife üye olmaya, çalışmalarını arttırmaya ve bu mücadeleye destek olmaya davet ediyorum. Manisa eczacısı kendine yakışanı 1979 da olduğu gibi bugünde yapacaktır.

 

Değerli meslektaşlarım

Değerli konuklar

Her zaman gençlerin geleceği inşa edeceğini, gelecekte gençlerimizin vizyonu ve emekleriyle var olacağımızı söylüyoruz. Genç meslektaşlarımız bizim en büyük değerimiz. Bu değere birlikte sahip çıkmalı ve onların bakış açılarından yararlanmalıyız. Bu anlayışla bu sene ilk defa kurduğumuz Gençlik komisyonu 50 den fazla genç meslektaşımızla güzel bir organizasyon yaparak faaliyete başlamıştır. Daha güzel ve daha büyük işlere imza atacaklarına olan inancım tamdır. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Değerli genç meslektaşlarım, sizlere seslenmek istiyorum. Manisa eczacı odasının kapıları her birinize sonuna kadar açık. Her masamızda, her komisyonumuzda, her kurulumuzda sizlere yer var. Gelin görev alın, mesleğinize, meslek örgütünüze, en önemlisi kendi geleceğinize değer katın. Hayallerinizin hepimizin hayallerinden de öte olduğunu biliyoruz. Bizlere düşen sizlerin önünü açmak, hayallerinize destek olmak ve en sonunda görevlerimizi size devredince uzaktan gurur duyarak sizleri izlemek olacaktır. Geleceği sizler inşa edeceksiniz. Meslek  büyüklerine, bu örgüte emek verenlere  saygı ve vefayı kalbimizde, gelecek kuşaklara güveni, omzumuzda taşıyarak yol yürüyoruz. Bu yol uzun, bu yol meşakatli. Mesleki yaşamınızda ve hayatınızda, önünüzü kesenler olacaktır, çelme takanlar olacaktır. Asla taviz vermeyin, asla yılmayın. Unutmayın yarınlar sizin. Yarınları siz inşa edeceksiniz. Manisa eczacı odasının başkanı da, tüm kadroları da her zaman yanınızda olacaktır. Unutmayın

 

Değerli konuklar

1984 yılında kurulan odamızda onlarca meslektaşımızın, temsilcimizin, kurul üyelerimizin, yöneticilerimizin, başkanlarımızın emeği var. Bu emekleri ölçmek tartmak mümkün değil. Her biri birbirinden değerli, her biri bizi biz yapan emekler. Manisa eczacı odası bugün bu emeklerin, özverinin üzerinde ayakta duruyor.

2021 genel kurulunda sizlere şöyle seslenmişim

“2019 genel kurulunda sizlerin onayı ve izni ile Yunusemre ilçemizde bir arsa satın almıştık. Şimdi ruhsat aşamasına geldiğimiz oda hizmet binamızın temelini atmak için gün sayıyoruz. Eczacılarımızın daha rahat ve modern bir ortamda hizmet almaları için en iyiyi inşa etmek istiyoruz. Eczacının akademik kimliğine uygun olarak, mesleki tarihini ve geleceğin vizyonunu aynı çatı altında buluşturacağız. Bizler beton yığınlarına karşıyız. Dünyaya ve doğaya karşı olan sorumluluklarımızın farkındayız. Bu doğrultuda kendi kendine yetebilen, yeşil bir bina inşa edeceğiz. Doğadaki ayak izimizi olabildiğince küçülteceğiz.  Seneye hep birlikte açılışını yapmayı planladığımız binamızı gelecek kuşaklara miras bırakmanın haklı gururu içindeyiz. “ demişim.  Artık binamıza son dokunuşları yapıyoruz. 40 yıllık hayalimiz sonunda gerçeğe dönüşüyor.  Geçen Ocak ayında temelini attığımız hizmet binamız kullanıma hazır hale geldi. Her şey yolunda giderse bu ayın sonun orada hizmet vermeye başlayacağız. Bu süreçte yakından uzaktan arayan destek veren, yanımızda hissettiğimiz herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

Birçok meslektaşım binayla ilgili fazladan bir para toplanıp toplanmayacağını soruyor. Sizlerin rutin ödediği aidatlar dışında herhangi bir ek ödeme talep etmeyeceğiz dedik, etmedik. Bundan sonra da etmeyeceğiz. Yapılan tasarruflar ve doğru bütçe yönetimiyle binamız üyelerimize ekstra bir yük getirmeden bitmiştir.

Ayrıca belirtmeliyim ki, Oraya harcanan her bir kuruşun sizlerin emaneti olduğunu biliyor, ona göre kendi evimizde göstermediğimiz titizliği gösteriyoruz. Er bir tl en verimli şekilde kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor.

 

Değerli hazirun

Tüm yıpratıcı süreçlere rağmen, bu örgütün köklü gelenekleri, örgütlülük düzeyi ve birlikte iş yapabilme kabiliyeti sayesinde geçmişten gelen bir çok önemli kazanımımızı koruyoruz.

Halen eczanelerin sahip ve mesul müdürü eczacı

Halen ilaç eczanelerden eczacı danışmanlığında satılmak zorunda

Odalarımızda sıralı dağıtımlarımız sermayenin saldırganlığına rağmen devam ediyor

Eşdeğer verme hakkımız dolayısıyla yerli ilaç sanayimiz halen ayakta

Zincir eczanelerin olmadığı sayılı ülkelerdeniz

Örgütlü gücümüzün meyveleri olan TEB iştirakleri kendi alanlarında hızla yükseliyor, her geçen gün vazgeçilmezliklerini perçinliyor.

 

Değerli meslektaşlarım

Bizler; eczacı sağlık danışmanı ve hasta güvenliği sorumlusu, eczane de birinci derecede bir sağlık bakım merkezidir diyoruz, öyleyse eczacı ve eczane temelli sağlık hizmet yelpazesini geliştirmek durumundayız

ilacın tek sahibi olduğumuzu, aynı zamanda ilacın eczanelerinizin bel kemiği olduğunu unutmadan fitoterapi, aromaterapi, homeopati gibi alanlarda da sözümüzün olduğunu göstermeli, eczanelerimizdeki ürün çeşitliliğini artırmalıyız. Medikal ürünler konusunda attığımız adımı geliştirmeli, diğer eczane sağlık ürünlerinin belirli standartlara kavuşturulması için de çalışmaya devam etmeliyiz.

anlayışımız ticari eczacılığın karşısında her zaman etik eczacılığı savunmak olmuştur. İnsani değerlere, etik değerlere, evrensel değerlere bağlı kalarak mesleğimizi icra etmek en büyük erdemimiz ola gelmiştir. Mesleğin etik değerleri ve gelenekleri çerçevesinde çağa ayak uydurmak zorundayız. Bir an önce başlamalı ve yol almalıyız. Bunu yaparken de yeni fikirlere açık olmalı, yenilikçi söylemlerin önünü açmalı, yeni fikirler için meslektaşlarımızı cesaretlendirmeliyiz.

 

 

Değerli meslektaşlarım

Değerli konuklar

Zor geçen 1 yıl daha geride kaldı. Sizlerin güveni ve teveccühü ile sürdürdüğüm oda başkanlığı görevimde 5.yılımı geride bırakıyorum. seçildiğim ilk günden bu güne evrensel ve insani değerlerin ışığında, hakkaniyeti, adaleti ve nezaketi elden bırakmadan görevimi sürdürmeye çalıştım. Bu süreçte hiçbir siyasal, etnik, mezhepsel veya dini farkın meslektaşlarımla arama girmesine müsaade etmedim.

Hep söylerim bu görevler zor görevlerdir. Zaman ister fedakarlık ister. Ben çok şanslı bir oda başkanıyım. Çünkü benim Bu süreçte çok büyük destekçilerim oldu.Devrim balı bu organizasyonun sadece küçük bir parçası. Beklide en küçüğü. Arkadaşlarımın emeği özverisi fedakarlığı o kadar büyük ki, onların arasına kendi adımı yazmam bile belki yersiz. Her zaman Klasik 2.ailem denir, ama yeri geldiğinde ailenizden bile fazla gördüğüm, bir arada olduğum yönetim kuruluma ayrı bir yer açmak, her birine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu yolda birlikteyiz.

 

 

Değerli meslektaşlarım

Değerli konuklar

Başta da söylediğim gibi, konuşmamı 2 ye böldüm. Bundan sonra içinde bulunduğumuz eylemlilik süreci ile ilgili fikirlerimi paylaşacağım. Birlik başkanımız detayları anlatacağı için detaylara girmiyorum.

Bildiğiniz gibi uzun süredir ekonomik sorunlarla boğuşuyoruz. Eczaneler ekonomik olarak tarihte olmadığı kadar zor günler geçiriyor. Kiralarımız, personel maaşlarımız, sigortalar, akla ziyan SUT ve ona bağlı kesintiler artık belimizi iyice büktü. Yardımcı eczacıların bir eczaneye maaliyeti 13 15 bin bandına geldi. Ne eczaneler bu yükün altında kalkabiliyor, ne de yardımcı eczacılık yapacak meslektaşlarımız çalışacak eczane bulabiliyor. Sistem eczacıyı eczacıya düşman eder hale geldi.

Ortalama eczane karlılıklarının 10 puanın altına indiği, eczanelerin artık bulabildiği ilacı sattığı bir dönem yaşıyoruz. İlacı bulursak bulabilirsek satıyoruz.

Bu güne kadar hem yerel karar vericilerle, hem de Ankara da heyetimiz yetki makamlarıyla defalarca görüştü. Derdimizi anlattı. Maalesef genel tablo şu; yetki makamlarının  kulakları sağır, gözleri kör. Ne haklı serzenişimizi duyuyorlar, ne de halimizi görüyorlar. Başta sayın sağlık bakanı olmak üzere, kamu ya da servest farketmeksizin Eczacılar görmezden geliniyor, yok sayılıyor. Dertlerimiz çözüm bekleyen sorunlarımız dağ gibi. Hergün üzerine bir yenisi daha ekleniyor. Artık bıçak kemiği delip geçmiştir. Artık durum dayanılmaz bir hale gelmiştir. Yarınımızı göremez durumdayız. 2 eczaneden biri bırakın para kazanmayı hayatını idame edemez durumdadır.

Haziran ayında konya da yapılan bölgelerarası toplantıda alınan karar gereği örgütümüz eylemlilik sürecini başlatmıştır. 16 ekimde yapılacak büyük eczacı mitingi ve ardından başlayacak eczane kapatma süreci hakkımız olanı alana kadar devam edecektir. Ortada planlanmış bir eylem süreci ve basamakları var. Biz bu eylem sürecinin planlanmasının ilk gününden beri içindeyiz. 54 oda içinde, heyet içinde. Her yapılan hamlenin, atılan her adımın bir gerekçesi var. Eylem planına ilişkin çok itirazlarımız, çok taleplerimiz oldu. Çok kavgalar ettik. Hatta belki en sert eleştiren odaların başında Manisa Eczacı odası gelmiştir. Ama bizim eleştirilerimiz kapalı toplantılarda, o salonlarda kalmıştır. O salondan çıkarken örgütün tek bir eylem planı vardır. O da bu kitaptadır. Tek bir yol haritamız vardır o da bu kitaptadır. O salondan çıktığımız andan itibaren benim için en doğru eylem planı bu plandır. Bizim için en doğru eylem planı da bu plandır. Hepimizin kafasında amalar fakatlar keşkeler olabilir. Bu gün bu salondan çıkarken hepimizin her kelimesini namusu gibi koruyacağı, her bir cümlesini kendi cümlemizmiş gibi benimseyeceği tek bir eylem planı vardır o da bu plandır.

Bizim bu gün birlik olmaktan, omuz omuza bu salonlardan çıkmakta başka çaremiz yok. Ya birlikte oluruz ya yok oluruz. Tek başına kurtuluş olmaz. Tek başına mücadele olmaz. Mücadele binlerle olur, alanlarda yağmur altında hak arayarak olur.

Ölgeler arası toplantıda konuşmamaı nasıl bitirdiysem bugünde öyle bitiriyorum.

Zaman, Hakkımızı meydanlarda arama, haklılığımızı kör gözlere gösterme, sağır kulaklara duyurma zamanıdır.

 

Bizler umutluyuz, hakkımız olanı alana kadarda umutlanmaktan mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Umutsuzluğa düşmeyin. Umudunuzu yitirmeyin.

Umutsuzluğa düştüğünüz anda kolej meydanında yağmur altında hakkını arayan 32 bin eczacıyı düşünü umudunuzu yitirmeyin

Bu örgüt ayağa kalkar, eczacısının hakkını arar.

Umutla kalın yitirmeyin, sevgiyle kalın.

 

Başkan Uzm. Ecz. Devrim BALI